Danıştay’dan SGK Vekâletnamelerinde “Özel Yetki” Kararı
Danıştay, SGK tarafından bağlanacak aylıklar için vekâleten yapılacak başvurularda, noter onaylı vekâletnamede özel yetkinin açıkça belirtilmesini zorunlu kılan düzenlemenin hukuka uygun olduğuna karar verdi. Kararda, başvuru süreçlerinde kişisel ve özel nitelikli verilerin işlendiği, düzenlemenin KVKK’ya uygun olduğu ve Avukatlık Kanunu’na aykırılık taşımadığı vurgulandı.

Danıştay, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin vekâleten yapılan başvurulara ilişkin düzenlemesini hukuka uygun buldu. Karar, SGK tarafından bağlanacak aylıklar için asil adına yapılacak başvurularda, noter onaylı vekâletnamede yetkinin açıkça belirtilmesinin zorunlu olup olmadığı tartışmasına açıklık getirdi.
Dava, Yönetmeliğin 80. maddesinin 2. fıkrasında yer alan ve sigortalı veya hak sahipleri adına vekiller tarafından yapılacak yazılı başvurularda, başvuru yetkisini açıkça içeren noter onaylı vekâletnamenin ibrazını zorunlu kılan hükmün iptali talebiyle açıldı. Davacı, düzenlemenin Türkiye Barolar Birliği ve Türkiye Noterler Birliği’nin yetkilerini sınırlandırdığını, ayrıca Avukatlık Kanunu ile Türk Borçlar Kanunu’na aykırı olduğunu ileri sürdü.
Danıştay ise uyuşmazlığın, SGK tarafından bağlanacak aylıklara ilişkin başvurularda özel yetki aranmasının gerekip gerekmediği noktasında toplandığını belirtti. Kararda, SGK tarafından bağlanacak aylıkların, sağlık verilerinden bağımsız olarak tek başına dahi 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamında kişisel veri niteliği taşıdığına dikkat çekildi. Başvuru süreçlerinde sağlık verileriyle birlikte özel nitelikli kişisel verilerin işlendiği vurgulanarak, dava konusu düzenlemenin açık rıza olmaksızın veri işlenmesini ve paylaşımını önlemeye yönelik olduğu ifade edildi.
Danıştay, düzenlemenin KVKK’daki kişisel verilerin korunmasına ilişkin emredici hükümlerle uyumlu olduğunu belirterek, Avukatlık Kanunu’na aykırılık iddiasını da reddetti. Kararda, özel kanun ve düzenlemelerle vekâletnamede özel yetki aranabileceği, söz konusu kuralın yalnızca avukatları değil tüm vekilleri kapsadığı vurgulandı.
Bu gerekçelerle Danıştay, dava konusu düzenlemenin hukuka uygun olduğuna hükmetti.