Bilirkişi Raporuna İtiraz Edilmemesi, Karşı Taraf Lehine "Usuli Kazanılmış Hak" Doğurmaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bilirkişi raporuna süresi içinde itiraz edilmemesinin tek başına raporun kabul edildiği veya karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak doğurmayacağına karar verdi. Kurula göre, raporun kabul edilmiş sayılabilmesi için tarafın açık ve kesin bir irade beyanı bulunmalıdır. Karar, özellikle iş kazası ve tazminat davalarında bilirkişi raporlarının değerlendirilmesine ilişkin önemli bir emsal niteliği taşıyor.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, iş kazasından kaynaklanan tazminat davasında emsal nitelikte bir karara imza attı. Kurul, bilirkişi raporuna süresi içinde itiraz edilmemesinin tek başına raporun kabul edildiği veya karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak doğurduğu anlamına gelmeyeceğine hükmetti.
Kararda, bilirkişi raporlarının takdiri delil niteliğinde olduğu, hâkimin raporla bağlı bulunmadığı ve tarafın raporu kabul ettiğinin ancak açık, kesin ve şartsız bir irade beyanıyla mümkün olabileceği vurgulandı.
Yargıtay HGK (E.2026/129, K.2026/299) kararıyla, özellikle iş kazası ve tazminat davalarında bilirkişi raporlarına ilişkin uygulamaya önemli bir içtihat kazandırılmış oldu.